memnuniyetsiz pislik

ben de istiyorum bi tambılır kızı olayım ne bileyim yağmur kitap kahve romantizmi yaşayayım. ama ben kuru fasulye insanıyım. bünyem böyle yaz kış kuru fasulye istiyor. neyse yabıcak bir şey yok artık kabullendik……………………

biz de yanıyoz fuat abi
ulan elektrik süpürgesi değil de turbo motorlu araba mübarek. jantları bile var lan.

ulan elektrik süpürgesi değil de turbo motorlu araba mübarek. jantları bile var lan.

20 farklı yalnızlığın hayırlı olsun :)
Anonim

20 farklı yalnızlık mı :)

Gerçek kaybın ne demek olduğunu bilemezsin, çünkü bu sadece başka bir şeyi kendinden daha çok sevdiğinde olur…
ilkokulda tanıştığım ilk insanın adı abdulhamit cinasal idi. Sonra vay efendim fat niye okulu sevmiyo. Sevmem tabi lan. Cinasal ne.

ULAN ÇOK İYİ SÖYLEMİŞ BE.

düşünsem üzülürdüm. ben de düşünmedim.
“Benim çok güzel bir kızım vardı. Küçücüktü. Canım ne zaman sıkılsa benim, onu düşünürdüm hep. Şu dünyada cinayetle uğraşmak dışında üşenmediği tek şey Berna’nın saçlarını taramaktı. Berna öldü. Şule geldi. Bir gün bana ne dedi biliyon mu Şule, unutmak kelimesi undan çıkmış… Nasıl unutmak kelimesi undan çıkmış? Bildiğimiz un ya, hamur işi. Öyleymiş. Unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş. Birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. Böyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. Gözleri, kaşı, burnu böyle, kulağı, sesini yavaş yavaş… Unuttuğun zaman da, o kişi olmazmışın, hatırlamazmışın. Sonra unuttuğunu unuturmuşun. Ben unutmak istiyom la, her gün ne zaman unutacağım diye soruyom ben kendime. Her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. Unutamıyom ben. Karım öldü, kızım öldü, kızım katil, ceninim öldü…”

“Benim çok güzel bir kızım vardı. Küçücüktü. Canım ne zaman sıkılsa benim, onu düşünürdüm hep. Şu dünyada cinayetle uğraşmak dışında üşenmediği tek şey Berna’nın saçlarını taramaktı. Berna öldü. Şule geldi. Bir gün bana ne dedi biliyon mu Şule, unutmak kelimesi undan çıkmış… Nasıl unutmak kelimesi undan çıkmış? Bildiğimiz un ya, hamur işi. Öyleymiş. Unutmak için un ufak etmek gerekiyormuş. Birini bütün olarak unutamazmışsın zaten, öyle pat diye unutamazmışsın. Böyle yavaş yavaş gidermiş, yavaş yavaş unuturmuşsun. Gözleri, kaşı, burnu böyle, kulağı, sesini yavaş yavaş… Unuttuğun zaman da, o kişi olmazmışın, hatırlamazmışın. Sonra unuttuğunu unuturmuşun. Ben unutmak istiyom la, her gün ne zaman unutacağım diye soruyom ben kendime. Her sorduğum zaman da her şeyi yeniden hatırlıyorum ben, daha net. Unutamıyom ben. Karım öldü, kızım öldü, kızım katil, ceninim öldü…”

en sevdiğim akraba bayramını kutlamak için aradığımda telefonu açmayan akraba.